Albüme dön · The Crossing
The Way We Used To Be B1

The Way We Used To Be

Gramer Odağı: used to / would (geçmiş alışkanlık)

Hikâyedeki Yeri

Yol (Act II) belleğin derinine iniyor: kâşif eskiden nasıl olduklarını hatırlıyor — ne yapardık, neler vardı — used to ve would ile geçmiş alışkanlıkları anlatıyor.

Dinle

Klip

Şarkı Sözleri

İngilizce

We used to dance in the pouring rain
We used to laugh, we used to feel no pain
I would call your name across the street
You would run to me on your dancing feet

(Long ago, oh...)
There used to be a fire in my chest
I would give you all, I would give my best

The way we used to be
You and the stars and me
We used to dream so free
The way we used to be
Used to be...

I used to know the road by heart
We used to promise we would never part
On summer nights we would sit and stare
I used to feel that you were always there

There used to be a garden by the sea
We used to plant the seeds of you and me
I would sing to you when the day was done
We used to chase the setting sun

Used to. Would. And then we grew.
The way we used to be, me and you.

The way we used to be.

Türkçe

Eskiden sağanak yağmurda dans ederdik
Eskiden gülerdik, hiç acı hissetmezdik
Adını caddenin karşısından seslenirdim
Sen dans eden ayaklarınla bana koşardın

(Çok uzun zaman önce, ah...)
Eskiden göğsümde bir ateş vardı
Sana her şeyimi verirdim, en iyimi verirdim

Eskiden olduğumuz gibi
Sen, yıldızlar ve ben
Öyle özgürce hayal kurardık
Eskiden olduğumuz gibi
Eskiden olduğumuz gibi...

Yolu ezbere bilirdim
Asla ayrılmayacağımıza söz verirdik
Yaz gecelerinde oturup bakardık
Hep orada olduğunu hissederdim

Eskiden deniz kenarında bir bahçe vardı
İkimizin tohumlarını ekerdik
Gün bittiğinde sana şarkı söylerdim
Batan güneşin peşinden koşardık

Eskiden. Yapardık. Sonra büyüdük.
Eskiden olduğumuz gibi, sen ve ben.

Eskiden olduğumuz gibi.

Önemli Kalıplar (Chunks)

Bu kalıpları şarkıcıyla aynı anda söyle (shadowing).

  • we used to dance

    eskiden dans ederdik

  • I would call your name

    adını seslenirdim

  • there used to be

    eskiden … vardı

  • we used to dream

    hayal kurardık

  • I used to know the road by heart

    yolu ezbere bilirdim

  • we would never part

    asla ayrılmazdık